Mobil Uygulama Geliştirme 101: Tatil Getir ve Diğerleri

Mobil Uygulama Geliştirme 101: Tatil Getir ve Diğerleri

Hastalık korkusu, yaşamın akıp gidiyor oluşu, eve kapalı kalma hissi, gezememek, şöyle bir yürüyeyim kendime geleyim diyememek, bu dönemi verimli geçirmeliyim diyen içimdeki mahalle baskıcı Elif. Bunların hepsi bir araya gelince ne mi oldu? Kendimi mobil uygulama geliştirme dersleri arasında buldum canlar, bu yazımı yazalı tam 6 ay geçmiş olmasına rağmen en azından kendim için uğraşmışım, varsın bu da böyle bir anımdır diye kalsın! Burası beni ilgilendirmiyor diyorsanız sizi şu yazılarıma alayım, hiç vakit kaybetmeyelim: Brighton ve Londra’da Gezilecek yerler, Amsterdam’da Nereler Gezilir?, Bavul Hazırlığı: Geride Kimseyi Bırakmıyoruz.

Bilen bilir bilmeyene anlatayım, işimin büyük bir kısmı mobil uygulamalarla geçiyor, market araştırması, sorumluluğumdaki uygulamalarda olması gereken özellikler neler, uygulamaları canlıya alış süresinde kullanıcı kabul testleri bugları. Saydıklarım benim iş yaşamımın %80’nini oluşturuyor. Hem verimli geçirilmesi hem de başka şeyleri düşünmenin engellenmesi gereken zamanlardan geçtiğimize göre neden uygulama yazmayayım dedim ve başladım! Bu yazım hem size mobil uygulama geliştirme serüvenim sırasında yaptığım ürünleri göstermek(evet evet yoldan geçeni çevirme isteğiyle göstermek istiyorum) hem de neler yaptığımı, nelerden faydalandığımı anlatmak istiyorum.

Kotlin: Ders Materyali Fazla, Anlaşılması Kolay

Öncelikle belirteyim, uygulamanın tasarlanması ve analizi evresi en keyif aldığım kısım. Uygulamada neler olsun, neler yapılsın, ne nerede gösterilsin, “user-friendly design”, kullanıcı deneyimi gözeterek oluşturulan akışlar, bunların hepsi benim bebeklerim ama bunların konuşulması, oluşturulabilmesi için de birinin kodlamayı yapması gerekiyor. “Tırnağın varsa kaşıyacaksın” deyimini bildiniz mi? Hıh, tam ordan yürüdüm ben de işte. Android’i seçmemin tek nedeni de Store ücretinin yalnızca 25 dolar olması ve senelik bir yenilemenin olmaması (ömürlük yani). Böyle olunca da kolayıma geldi desem yeri (App Store için bu fiyat 99 dolar ve senelik yenilemeniz gerekiyor).

Sketch ve Kotlin Kol Kola

Görselleri hazırlamak için de Sketch kullanıyorum. Kullanması aşırı kolay ve export alınması da bir o kadar rahat olan bu tool belli bir süre ücretsiz kullanım da sunuyor. O kadar fazla resource malzemesi var ki örneğin şuradan bir çok template i kullanabiliyorsunuz (Diğer yazılarımda dikkatli olmaya çalıştığım Türkçe’yi çok çok katlettiğimin farkındayım ama inanın oldu da arayayım şu konuda bir şeyler dediğinizde genel olarak karşılaşacağınız şekilde yazıyorum, okuyun geçin yani).

Tutorial olarak genelde aşağıdakileri takip ettim (Burada yalnızca bir uygulama çıkartabilmek için kullandığım yöntemi paylaşıyorum, aman artislik yapıyorum olarak algılanmasın, kalbinizi kırdırtmayın);

  • Smartherd: En çok faydalandığım, hiç rahatsız etmeyen bir şiveye sahip bir anlatıcısı olan seri. Gerçekten “beginner” olanlar için başlıyor ve anlaşılır şekilde ilerliyor. Baştan başlayıp zamanım var diyenler için.
  • Coding With Mitch: Adama sinir olmadığınız sürece bence çok keyifli bir anlatımı var. Biraz bölük pörçük anlatmış o yüzden öğrenmek istediğiniz yerin videosunu arayıp izlemeniz daha doğru.
  • Let’s Build That App: Bu arkadaşı herhangi bir tutorial aradığınızda görüyorsunuzdur zaten. Anlatımı da keyifli. Biraz eski bir seri ve bazı yerler güncel Android Studio’da dediği gibi olmuyor haliyle ama genel konseptin anlaşılması için gayet faydalı diye düşünüyorum. Sonuna kadar takip ettiğim serilerden.

Bunların yanında tabi ki Stack OverFlow (seni veren Allah’a şükürler olsun) ve Github en çok girip çıktığımız siteler oldu. O kadar çok kütüphane kullandım ki! Öncelikle Firebase eklemenin nasıl olduğunu öğrendim, sonrasında OneSignal bağladım, yok efendim takvim göstermek için en az 5 kütüphane denedim derken günün sonunda altta anlattığım 2 uygulama ortaya çıktı. Birinde servis kullanmadım, diğerini ise public bir yerden kullandığım servislerle yazdım.

Birinci Mobil Uygulama Geliştirme Teşebbüsüm: Tatil Getir

Tatil Getir, isminden de anlaşılacağı gibi Korona günlerinin bir meyvesi. Tatile gidemediğim, tatil yapamadığım şu günlerde oturup peki ne yapayım dediğimde ortaya çıkan bir uygulama oldu. Daha önceden kuzenimin 20’den fazla izin günü olması sebebiyle “bir uygulama yapalım, uygulama izin günlerini efektif dağıtsın” fikrinden yola çıktım. Sonunda, izin gününüzü girdiğinizde Türkiye’deki resmi tatil günlerini baz alarak izin günlerinizi dağıtan bir uygulama hazırladım. Yani örneğin 2021 yılında 3 gün izniniz ve Kurban Bayramı’nı hafta sonu ile bağlamanız için 2 güne ihtiyacınız varsa diğer tatilleri de kontrol ederek 2 günü Kurban Bayramı’nda kullanıp sizi hesap yapmaktan kurtarıyorum. Ayrıca SkyScanner üzerinden oluşturulan tatille arama yaparak sizi bir zahmetten daha kurtardığımı da söylemek isterim. Gururlu bir anne gibi anlattığım uygulamamı şuradan indirebilirsiniz (yorumlarınızı o kadar merak ediyorum ki!).

İkinci Mobil Uygulama Geliştirme Teşebbüsüm: Public Holidays

İkinci anlatmak istediğim uygulamam ise Public Holidays. Tatille ilgili bir şeyler yaparken bir arkadaşım şu servisleri kullanmamı önerdi: Nager.Date. Servisler dünya çapında tatilleri veriyor ve ben de öyle bir uygulama hazırladım fakat diğer uygulama kullanamadım. Kullanamama sebebim de hepimizin en sevdiği uzun tatillerimizden Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı gibi dini bayramları içermemesi. “Resmi Tatiller” konusunda biçilmiş kaftan olan bu servisleri kullanarak oluşturduğum uygulamada çok fazla kütüphane kullanmadan, bir daha dokunmasam bile yaşamaya devam eder dediğim bir uygulama ortaya çıktı. Şunu da koy uygulamaya diyeceğiniz şeyler varsa her zaman dinlemeye hazırım 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir