Hüzünlü Krallar Şehri Krakow

Hüzünlü Krallar Şehri Krakow

Krallar şehri Krakow, ömrümün yarım senesini Erasmus programı ile geçirdiğim, “iyi ki başvurmuşum” dediğim, İTÜ’nün bana kazandırdığı en büyük tecrübe. Bu blog üzerinden yazdığım yazıların çoğu, Erasmus programı sayesinde gezmeye fırsat bulduğum yerlerden oluşuyor ve oluşmaya devam edecek. Çok ekmeğini yedim ben bu Erasmus programının. Her Avrupa Birliği vatandaşı olmayıp gereksiz bir vize ücreti ödemek zorunda olan ülke vatandaşı gibi ben de Erasmus’u “acaba hangi ülkeleri gezsem” düşüncesiyle geçirdim ve gezdim de ama inanmazsınız, belki abarttığımı düşünen de olur aranızda ama en etkileyicisi, “ben burda yaşarım” dediğim ve her fırsatta tekrar gitmek istediğim Krakow oldu. Bu yazı durdukça eklemeler olacak, Krakow’a yeni seyahatler olacak. Şimdilik 6 aylık hüzünlü krallar şehri Krakow daki yaşantımın bir kısmını paylaşacağım.

Yeşili ve soğuğu bol şehir : Krakow

Krakow’u tercih etmemdeki başlıca neden ucuz olmasıydı. Şuan baktığımızda 1 TL , 1.31 Zloty e denk geliyor. Hayatın normale göre de ucuz olduğunu göz önüne aldığınızda Krakow sizi sıcak karşılıyor diyebilirim (Yurtdışına çıkan her vatandaş gibi “hesabımda para var, oradayken çekerim” diye düşünüyorsanız bankanızı kontrol etmenizde fayda var, gereksiz kesintiler olabiliyor).
İngiltere yazımda da yazdığım gibi yeşil seviyorum, Krakow da beni şaşırtmadı. Stare Miasto, Krakow’un eski şehri, etrafı ağaçlarla çevrilmiş, küçük bir merkez. Ağaçların altında yürüyüp şehrin merkezine ulaşmak ne büyük bir lüks!
Bununla birlikte, Krakow’un içinden geçen Vistula nehrinin kenarları da ağaçlarla yeşilliklerle çevrili. Piknik yapmak, uzun yürüyüşlere çıkmak için ideal. Hem nehir alabildiğine uzanıyor, hem yeşillik. Tam yerleşmelik değil de ne bu Krakow yahu.
Yalnızca gezmenin bile keyifli olduğu bu şehrin belki de en kötü özelliği (benim yine de sevdiğim) gerçekten soğuk olması. Şubat ayında Erasmus dönemim başladı ve Temmuz’a kadar oradaydım. Nisan’da bile kar yağdı. Sonraki aylarda oluşan sıcaklıkla Polonyalılar şortlara, güneşlenmeye geçse dahi, hava sıcaklığı ancak bizdeki bahara denk geliyordu. Dolayısıyla gitmeye niyetli iseniz, sevseniz de sevmeseniz de içlik, çizme (kar botu) almanızda fayda var. İçki içiyorsanız votka’nın faydası oluyor ama içmiyorsanız içlikle devam.

Krallar şehri Krakow : PolskiBus & Jakdojade Efsanesi

Polonya’nın en çok faydalandığım hizmetlerinden biri PolskiBus. Ülke içinde veya ülke dışında gidilecek birçok yer için kontrol edebilirsiniz. Ücretleri uygun, otobüsleri rahat. Krakow için otobüsler Galeria Krakowska arkasından kalkıyor. Tek sorunu Krakow dışındaki kalkış yerleri zor bulunabilen yerler olabiliyor, kontrolünü önceden yapmakta fayda var. Krakow’a gelişler pahalı diyen olursa ilacı PolskiBus’tır. Örneğin Prag’a uçak bileti bulup, oradan PolskiBus ile 20 zloty civarında bir ücret ile Krakow’a geçebilirsiniz. Siz de sevmeye başladınız değil mi? Tabi otobüse ek olarak Polonya içinde ve yine dışına tren seferleri mevcut, onları da şuradan kontrol edebilirsiniz. Tren istasyonu PolskiBus gibi Galeria Krakowska arkasında kalıyor.
Şehir içinde bir yere gidecekseniz ve gideceğiniz yere neyle gideceğinizi bilemiyorsanız Jakdojade imdadınıza yetişiyor. “Bu bizim iett gibi” dediğinizi duydum, duymayayım, kalbinizi kırarım. 6 ay boyunca söylediği saati şaştığını görmedim, tertemiz götürüyor, getiriyor. Yalnızca nereden nereye gitmek istediğinizi yazın, yeter. Gece bir yere gittiğinizde dönüşü de problem etmenize gerek yok, otobüslerin bir kısmı sabaha kadar çalışıyor.
Tarihinde insanların yaşam haklarının ellerinden alındığı olaylar barındıran yaralı bir şehir Krakow ve tarihini bilmese de insana bunu hissettirebilen özel bir yer. Nereler gezilir, ne yenir onları ayrıca anlatacağım fakat nereye gitsem diye düşünüyorsanız hem tarihiyle hem güzelliğiyle Krakow’da olmanın sizi mutlu edeceğine inanıyorum.

Kaldığım yer;

Miasteczko Studenckie AGH => Erasmus öğrencisi olarak gittiğim için OLIMP adındaki yurtlarda kaldım. Yurt temiz, banyo ve tuvaleti yalnızca iki oda (maksimum 4 kişi) ortak kullanıyor. İnternet ve buzdolabı var. Ayrıca ortak kullanılan bir mutfak da mevcut. Fiyatları linkten kontrol edebilirsiniz, 75 PLN civarı.

Gidilmesi gereken tarihler ;

The Long Night of Museums =>18 mayıs Uluslararası Müzeler Günü ne yakın olan cumartesi (bütün müzeler gece boyu açık ve ücretsiz)
Jewish Culture Festival => Haziran sonu Temmuz başı (Tarihi sabit değil kontrol edin)
Film Festival => Mayıs sonu – Haziran başı (Tarihi sabit değil, kontrol edin)
Juwenalia (öğrenci partisi)=> Krakow un en güzel yanı, sokakta istediğinizi olabilirsiniz kostümle dolaşan bir sürü insan => Mayıs sonu – Haziran başı

Gidilmemesi gereken tarihler ;

Paskalya Bayramı (easter) => Mart sonu Nisan başı , Her yer kapalı (gerçek anlamda süpermarketler bile)

Gitmeden izlenmesi gereken filmler;

La vita è bella (8.6) : 2. Dünya Savaşı öncesini ve sonrasını, insanların hayatlarının nasıl bir anda değişebildiğini, insanların kendinden olmayana duydukları öfkeyi hangi boyutlara getirebileceğini gözler önüne seren bir film. İzlemediyseniz Krakow’la ilgilenseniz de ilgilenmeseniz de izlemenizi tavsiye ederim. Filmde bahsedilen toplama kampı, Krakow’da ziyaret edebileceğiniz, dünyanın en büyük toplama kamplarından olan Auschwitz’dir.
Schindler’s List (8.9) : 2. Dünya Savaşı sırasında Alman bir işadamının yahudi insanları ölümden kurtarmaya çalışmasını konu alan, insanın yahudisi, almanı, türkü, müslümanı yoktur, iyisi ve kötüsü vardır dedirten etkileyici bir film. Krakow’dayken Oscar’ın fabrikası ve müzesi ziyaret edilebilir. Hüzünlü krallar şehri Krakow , ancak bu filmlerle tam anlamıyla yaşanabilir.
Krallar Şehri Krakow
Schindler’s List

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir